Amazon water World


http://sezergroup.com/subpage.asp?hotelID=1&hotel=club-grand-side---sezer-group&id=114

 

2006 Eylül ayında Çolaklı Manavgat da bir su parkı projesi geldiğinde çok sevindim. O güne kadar bu çapta olmasa da farklı büyüklük ve özelliklere sahip havuzlar, minik dereler, havuzlu  villalar, minik şelaleler ve Hollandalı bir dostum ile beraber resort otel tasarlamıştım.

Bu proje aklımda ve kalbimde biriken su ile onun yakın arkadaşları ile ilgili bir sürü fikri uyum içersinde ortaya koyma fırsatıydı adeta…Çocukken iki arkadaşım ile beraber yandaki inşaattan tahta yürütüp, yakındaki minik bir dere üstüne altından su akacak şekilde, içinden çınar ağacı çıkan bir kulübe yapmıştık. Yine bir düşüncemde “Suya atlıyorsun……kayboluyorsun” fikri üzerine suya atladıktan sonra hiç çıkmadan, kısa bir sualtı tünelinden geçerek su altı mağarasına çıkmayı hayal edip bunu eskiz haline getirmiştim. Yazlığımızda denizi içerden aydınlatma denemeleri yaparken elektrik çarpmıştı.

Su hep hayatımdaydı.

Havuz villa ilişkisinde de havuzun gelip salon

camına dayanmasını her zaman heyecan verici bulmuşumdur. Kekova da ki evin altına giren kayık ve kısmen suyun üzerindeki ev fikri fonksiyonel olmak dışında suya bu kadar yakın olabilmek adına inanılmaz güzel.

Tabidir ki her projede olduğu gibi bunda da müşterimin ihtiyaç ve dilekleri önemli belirleyicilerden birisiydi. Sunduğum altı eskizden bir tanesini seçtiler. Uzun bir tembel nehir, uzun bir çılgın nehir, büyükçe bir dalga havuzu ve yandaki tesise yakın çok maksatlı salon ana unsurlardı. Kullanılacak malzemenin doğal olması isteniyordu.Uygulamayı zorlaştırsa da sonuçta ortaya çıkan işin tadını arttıran hatta projeye başka bir boyut katan bir olaydı bu.

Tesisin teknik müdürü ve havuz firması yetkilileri dalga havuzu ile derelerin ayrılması konusunda ısrarcıydılar ki bu da projeyi etkiliyordu. Çılgın nehrin yüksekliğe, mağaranın kubbeye ihtiyacı vardı; çılgın nehir aradığı tepeyi mağaranın üstünde bulmuş, projede bu merkezden hareketle şekillenmeye başlamıştı. Bundan sonrası da su gibi akıp gitti, bir gece kardeşimin evinde eskiz olarak bitti. Yaklaşık 400 kişilik bir gizli kahraman ordusu ile başlanan uygulama işi sonunda 14 dönüm arazi üzerinde 550 m tembel nehir, 130 m çılgın nehir, 500 m2lik su mağarası ve ona bağlı korsan kalesi, 1000 m2 dalga havuzu, çocuk havuzları, kaydıraklar, masaj kulübeleri, restaurant ve barlar ile çok maksatlı salon inşa ettik.

Bu projeyle tabiatın bir parçası olmaya çalıştım, sanki o tepe ve çevresinde akan su, şelaleler hep oradaymışlar gibi hissedilsin istedim. Kafamdaki ve kalbimdeki tabiatı oraya koymak, kimsenin bundan rahatsız olmadan hatta keyif alarak o tabiatta sınırlı zaman içinde olsa yaşamasını seyredebilmek istedim.